Whm Cpanel Forumu - Webmaster Panel Destek Forumu

Go Back   Whm Cpanel Forumu - Webmaster Panel Destek Forumu > Teknoloji, Bilgisayar ve İnternet > Bilim Teknoloji ve Online Oyun Dünyası

Bilim Teknoloji ve Online Oyun Dünyası Bilim Teknoloji ve Online Oyun Alanı

Doping Hosting
User Tag List

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 15 Ekim 2012, 23:32
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Mcse Eğitim Notları

BİLGİSAYAR TEKNOLOJİLERİNE GİRİŞ

I. BİLGİSAYARLAR
A. BİLGİSAYAR NEDİR?
Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen, sakladığı bilgilere istenildiğinde ulaşılabilen elektronik bir makinedir. Bu işlemleri yaparken veriler girilir, işlenir, depolanabilir ve çıkışı alınabilir. Bilgisayar işlem yaparken hızlıdır, yorulmaz, sıkılmaz. Bilgisayar programlanabilir. Bilgisayar kendi başına bir iş yapmaz.
Giriş: Kullanıcı tarafından ya da bilgisayar tarafından sağlanan verilerdir. Bu veriler, sayılar, harfler, sözcükler ve komutlardır. Veriler giriş birimleri tarafından toplanır.
İşlem: Gereken verilere göre, programın yetenekleri ölçüsünde yapılan işlemler.
Bellek: Verilerin saklandığı yerdir. Giriş yapılan veriler, işlenen veriler bellekte saklanır.
Çıkış: Bilgisayar tarafından üretilen rapor yada belgelerdir. İşlenmiş sonuçların yazılı olarak ekrandan veya diğer çıkış birimlerinden çıkarılmasıdır.
Bir bilgisayar sistemi donanım ve yazılım sistemlerinden oluşur:
Bilgisayar donanımı (hardware): Bilgisayarların fiziksel kısımlarına donanım denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yazıcı, bellek, mikroişlemci, tarayıcı gibi bileşenler donanımdır.
Bilgisayar yazılımı (software): Donanımı kullanmak için gerekli programlardır. Bilgisayarın nasıl çalışacağını söylerler. Belirli bir işlemi yapmak üzere bilgisayarda çalışırlar.
Bilgisayar yazılımı iki ana bölüme ayrılır: Sistem programları ve paket programlar. Sistem programları, işletim sistemi ve diğer destek programlarıdır. Örneğin Windows işletim sistemi bir sistem yazılımıdır. Paket programlara örnek olarak ise bir ticari programı gösterebiliriz. Paket programlar faturanın kesilmesini gibi kullanıcı için bir işlemin yapılmasını sağlar.
B. BİLGİSAYARIN TARİHİ
Bilgisayarlar, bir program temelinde işlemleri yerine getiren elektronik aygıtlardır. Bilgisayarın tarihi insan oğlunun aritmetik ve matematik alanındaki çalışmalara paralel olarak gelişmiştir.
İnsan oğlunun kullandığı ilk hesaplama aracı olan abaküs, bilgisayarın (computer) atası sayılır. Daha sonra bu alanda yapılmış çok sayıda mekanik aygıt bilgisayarın bugünkü haline gelmesine neden olmuştur.



Ardından 1945 yılında ENIAC adı verilen ilk elektronik bilgisayar Amerika’da bir Üniversite de geliştirilmiştir. ENIAC, 30 ton ağarlığında, 20,000 vakum tüpünden oluşan dev bir makineydi.
ENIAC dahil bütün bilgisayar aygıtlarının amacı verileri işlemekti. Veri işlemek (data processing): verileri (input) almak ve üzerinde değişik işlemleri yapmak. Ardından da çıktı (output) olarak ekranda ya da kağıt üzerinde sonucu vermekti.
Ancak zaman içinde daha küçük bilgisayarlar geliştirildi. 1980 yılında IBM firması, Microsoft MS-DOS ile çalışan IBM PC bilgisayarını piyasaya sürdü. Bu adımın ardından bilgisayar donanımı ve yazılım artık büyük bir endüstri haline gelerek bugünlere geldi.
C. BİLGİSAYARIN FONKSİYONLARI
Bir bilgisayar, verileri işler ve çıktı (bilgi) olarak elde etmemizi sağlar. Bilgisayarların temel fonksiyonları şöyle özetlenebilir: girdi, işlem, depolama, çıktı, kontrol vb işlemler.
Girdiler bilgisayara kullanıcı tarafından girilen verilerdir. Bilgisayarlar klavye, fare, tarayıcı gibi birimlerden alınan girişleri kabul ederler. İşlemci (processor) tarafından işlenen bu veriler daha sonra ekran, yazıcı gibi çıktı aygıtlarıyla kullanıcıya iletilir.
Bir bilgisayarın temel fonksiyonlarını yerine getirmede kullanılan temel birimlerine bir bakalım:
Ana işlem birimi: Bu birimde bütün işlemler denetlenir. Aritmetik işlemler, bellek yönetimi bu birim tarafından yerine getirilir.
Aritmetik/Mantık birimi: Toplama, çıkarma gibi aritmetik işlemler ve mantık işlemlerinin yapılmasını sağlar.
Ana Bellek: Verilerin, komutların ve ara sonuçların saklandığı alan.
Kontrol birimi: Diğer bileşenleri uyumlu hale getirir.
Giriş/Çıkış birimi: Veri girişini ve işlenen bilgilerin kullanıcıya gösterilmesini sağlayan işlemleri yönetir.
Alıntı ile Cevapla

Reklam
Doping Hosting
  #2  
Alt 15 Ekim 2012, 23:33
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

II. ELEKTRONİK İLETİŞİM
A. BİLGİSAYAR İÇİNDEKİ İLETİŞİM
Dijital elektronik verilerin iki durumlu bir sistemle temsil eder. Bu iki durum bir ve sıfır olarak bilinir. 1 ve 0. Bu sayılara bit denir.
1. BİNARY LANGUAGE (İKİLİ DİL)
İkili dil, bit ve sekiz bitin oluşturduğu baytlardan oluşan bir dildir. Bilgisayar içinde verilerin temsili için ikili dil kullanılır. Dilin ana bileşenleri bit ve bayttır.
Bit, bir ya da sıfırı (1, 0 ya da açık/kapalı) olarak belirtilir.
Bayt (byte) ise sekiz bitten oluşan bir bit kümesidir. Bayt bir karakteri ifade etmek için kullanılır. Örneğin F karakterini temsil etmek için 11010100 gibi bir baytı ya da sekiz biti kullansak, bilgisayar içinde F karakterini sayısal olarak temsil edebilecek bir sisteme sahip olmaz mıyız?
İşte böylece bitler, baytlar ortaya çıkmıştır. Ardından sistem daha fazla bilgiye gereksinim duyduğu için diğer ölçüler de geliştirilmiştir.
Tablo: Bilgisayar değerleri.
Depolama Birimi Değeri
Bit 1/0
Bayt 8 bit
Word (sözcük) 16 bit
Kilobayt (KB) 1024 Bayt
Megabayt (MB) 1,048,576 Bayt
Gigabayt (GB) 1,073,741,824 Bayt
2. İKİLİ DEĞERLERİN ONLU KARŞILIĞI
10010001 ikili bir sayının karşılı onlu sistemde kaçtır? Bunu hesaplamak için aşağıdaki tabloyu kullanmakta yarar var:
İkili sayı 1 0 0 1 0 0 0 1
Konum 7 6 5 4 3 2 1 0
Mutlak Değer 2 2 2 2 2 2 2 2
Tam Karşılığı 128 64 32 16 8 4 2 1
Onlu Karşılığı 128 0 0 16 0 0 0 1
Toplam: 145
3. ASCII KOD
Bilgisayar içinde karakterleri bir bayt olarak temsil etmek için standart olarak kullanılan sisteme ASCII (American Standard Code for Information Interchange) kodlama sistemi denir. Böylece Örneğin F karakterini temsil etmek için 11010100 gibi bir baytı ya da sekiz biti kullanmak standart hale gelmiştir.
Örnek ASCII değerleri:
1 = 00110000
2= 00110001
...
A=01000001
B=01000010
...
B. BİLGİSAYAR VERİ YOLU (BUS)
Sistem kaynaklarının iyi kullanılabilmesi için bilgisayar içinde bileşenler arasında iletişim gerekir. İşte bu anlamda, bilgisayarın veriyi taşıdığı kanallara veri yolu (bus) denir. Bilgisayar içinde değişik türde veri yolları kullanılır. Veri yolları 8-bit, 16-bit, 32-bit ve 64 bit gibi kapasitelere sahiptir.
External bus olarak adlandırabileceğimiz veri yolları bilgisayar içindeki birimler arasındaki veri taşımasını sağlar. Bunun dışında çeşitli aygıtları bilgisayar içindeki bileşenlere bağlamak için kullanılan bir genişleme veri yolları (expansion buses) vardır.
Alıntı ile Cevapla

  #3  
Alt 15 Ekim 2012, 23:34
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

III. BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ
A. BİLGİSAYARIN TEMEL İŞLEMLERİ
Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal ve işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen. Sakladığı bilgilere istenildiğinde ulaşılabilen elektronik bir makinedir.
Temel İşlemler:
Giriş (Input): Kullanıcı tarafından ya da bilgisayar tarafından sağlanan verilerdir. Bu veriler, sayılar, harfler, sözcükler, ses sinyalleri ve komutlardır. Veriler giriş birimleri tarafından toplanır.
İşlem (Processing): Gereken verilere göre, programın yetenekleri ölçüsünde yapılan işlemler.
Çıkış (Output): Bilgisayar tarafından üretilen rapor, belgeler. İşlenmiş sonuçların yazılı olarak ekrandan veya diğer çıkış birimlerinden çıkarılmasıdır.
B. BİLGİSAYARIN BİLEŞENLERİ
Bilgisayar içindeki işlemleri belli bileşenler (components) yerine getirir.
1. GİRİŞ BİRİMLERİ (INPUT DEVİCES)
Bilgisayarlara veri girmekte kullanılan araçlardır. Klavye, fare, disket, hard disk (sabit disk), joystick, tarayıcı (scanner), mikrofon, ekran (dokunmatik), CD, barkod okuyucu vb.
2. İŞLEM BİRİMLERİ (PROCESSİNG UNİTS)
Bilgisayardaki ana işlem birimi CPU ya da işlemci (microprocessor) olarak adlandırılan ana işlem birimidir. Sonraki bölümde CPU geniş olarak yer almaktadır.
CPU dışında şu işlem birimleri vardır:
İşlem Birimi İşlevi
motherboard Bir şase üzerinde bütün bileşenleri birleştirir.
Chip Set Bir dizi yonga (chip) ya da entegre devre (integrated circuit). Chip Set işlemci ve diğer yongaları içeren önemli bir grup bileşendir.
Data bus ve Address bus CPU ile diğer bileşenler arasında veri alışverişini sağlayan bileşenler.
Expansion Slot (Genişleme Yuvaları) Ek aygıtların (çevre birimlerinin) bilgisayara bağlanmasını sağlar.
Clock (saat) İşlemcinin hızını düzenler.
Memory (Bellek) İşlenecek bilgileri geçici olarak saklar.
3. ÇIKIŞ BİRİMLERİ (OUTPUT DEVİCES)
Bilgisayarda elde ettiğimiz dosyaların çıkışlarını görmek için kullanılan birimlerdir. Ekran, yazıcı, vb.
C. ÇEVRE BİRİMLERİ
Çevre birimleri (peripheral units, additional components, external devices) bilgisayar veri girişinde ve çıkışında kullanılırlar.
Bunun dışında bazı aygıtlar hem giriş hem de çıkış için kullanılırlar. Bu aygıtlara I/O (input-output) aygıtları denilir.
1. GİRİŞ BİRİMLERİ
Klavye (keyboard):
Üzerinde harfler, sayılar, işaretler ve bazı işlevleri bulunan tuşlar vardır. Q Klavye ve F Klavye (Türkçe) olmak üzere iki şekilde sınıflandırılabilir. Klavye üzerinde harfler, numaralar ve diğer özel tuşlar vardır.
Joystick:
Genellikle oyun oynamak için kullanılır. Üzerinde bulunan tuşlarla çalıştırılarak bilgisayara komut verilmesi sağlanır.
Fare (mouse):
Ekranda gözüken imleç (işaret) yardımıyla komut girişi yapmaya yarar. Farenin çevre birimi olarak kullanılmasıyla işaretleme, tıklama (click) ve sürükleme (drag) yapılarak işlemler yaptırılır.
Temel fare işlemleri:
İşaretleme: Fare işaretiyle bir şeyin üzerine gelmek.
Tıklama: Farenin sol tuşuna bir kez basmak.
Çift Tıklama: Farenin sol tuşuna kısa aralıklarla iki kez tıklanmasıdır.
Sürükleme: Farenin sol tuşunu basılı tutarak imlecin yerinin değiştirilmesidir.
Sağ Tık: Farenin sağ tuşuna bir kez basmak
Tarayıcı (Scanner):
Resim, grafik ve önceden yazılmış yazıları bilgisayar ortamına aktarmakta kullanılır.
CD-ROM sürücü (Compact Disk-Read Only Memory ):
Veri depolamak ve okumak için kullanılan aygıt. CD-ROM’lar büyük kapasiteleri ve geniş kullanımıyla CD kullanımı çok yaygındır. Programları yüklemek, verileri saklamak ve müzik çalmak için yaygın olarak kullanılır.
2. ÇIKIŞ BİRİMLERİ
Disket sürücü (disk driver, floppy driver):
Hem giriş hem de çıkış birimidir. Disket denilen manyetik ortama veri yazılabilen ve üzerindeki verileri okuyabilen bir birimdir. Bir yüksek yoğunluklu (HD-High Density) disket 1.44 MB bilgi saklar.
Ekran-Monitör:
Hem giriş hem de çıkış birimi olarak kullanılır. Giriş ve çıkış birimlerinden gelen verilerin sonuçlarının ekranda gözükmesini sağlar.
Ekranların boyutu, 14 inç, 15 inç, 17 inç, 20 ve 21 ’dir. Genellikle ucuz olduğu için 14 inçlik ekranlar kullanılmaktadır. Günümüzde standart 15 “ olmuş; hatta 17” fiyatları 15” fiyatlarına yaklaşmıştır.
Sabit (Hard) Disk Sürücü:
Sabit disk sürücü, bilgisayarın bilgi depolamak için kullandığı en temel birimdir. Sabit disk kapalı kutu içinde bilgisayarın içinde bulunmaktadır. Sabit disk sürücü, verileri bir dizi dönen manyetik diskler üzerinde saklarlar.
Sabit diskler bilgisayarın ana kartına IDE (Integrated Drive Electronics), SCSI (Small Computer System Interface- sıkazi diye okunur) ya da EIDE (Enhanced IDE, geliştirilmiş IDE) diye adlandırılan arabirimlerle bağlanırlar.
Yazıcı (printer):
Sistemdeki verileri kağıt üzerine yazdırmaya yarar. Değişik özelliklerde yazıcılar vardır. Bu ayrım kullanılan teknoloji, hız vb. kriterlere göre yapılır.
Mürekkep püskürtmeli yazıcı(ink jet): Dakikada 1-8 sayfa basabilir. Kartuş takılarak kullanılır. Lazer yazıcılar (laser) daha hızlı ve daha gelişmiş çıktı verebilirler.

3. DİĞER BİRİMLER

Klasik giriş ve çıkış birimlerinin yanı sıra günümüz teknolojisi, modemler, cep telefonları, gibi çok sayıda iletişim ve multi medya aygıtının bilgisayarlara bağlanmasına neden olmuştur.
Modem:
Telefon hatları aracılığıyla uzak yerlerde bulunan bilgisayarlar arasında iletişim sağlayan çevre birimidir. Modemler bilgisayar ve telefon sinyallerini birbirine çevirir. Telefonların kullandığı analog sinyalleri bilgisayarların kullandığı dijital sinyallere çevirir. Aynı şekilde tersini de yapar. Fax olarak da kullanılan modemler belli bir hıza sahiptir. 56 Kbps gibi.
Alıntı ile Cevapla

  #4  
Alt 15 Ekim 2012, 23:34
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

I. GÖRÜNTÜ KARTLARI
Mönitöre gönderilen görüntüden sorumlu kartlardır.
Çözünürlük: Monitörde gördüğümüz resim, geometrik bir örümcek ağı olarak da düşünebileceğiniz dikey ve yatay satır sütunlar üzerindeki noktalardan oluşuyor ya, işte bunların her birine piksel adı veriliyor. Tek seferde ekranda görüntülenebilen piksel sayısına ise çözünürlük deniliyor. Mesela 800x600 çözünürlük denildiğinde bu 800 sütun ve 600 satır üzerindeki noktacıkların kullanıldığını gösteriyor. Çözünürlük yükseldikçe ikonların piksel sayısı değişmediğinden görüntü küçülür fakat çalışma alanı artar.
Grafik kartlarının üzerinde bulunan bellek yüksek çözünürlük için gereklidir. Ne kadar RAM gerektiğini hesaplamak için Çözünürlük le Renk sayısı çarpılarak bulunur. Ör 640x480 x 256 (28) = 2.457.600 =~300 K gereklidir

1. BAZI EKRAN APILERI


HARDWARE CLIPPING AND PER PIXEL LIGHTNING

Tam çevirisi "Donanımsal Kırpma Ve Nokta Başı Işıklandırma”. gördüğünüz resim ve şekiller çeşitli çokgenlerin bir araya gelmesinden ve bunların kaplanmasından oluşuyor. Bilgisayar bu çokgenleri çiziyor da, çokgenler pencere veya ekran kenarından taşınca bunlar hesaplanıp kırpılıyor. Daha önceleri bu işi işlemci yapardı, şimdi Grafik kartları üstlendi.

IŞIKLANDIRMA


(Tepeden Işıklandırma) veya Goraud Shading (Ehem... çeviremedim işte, Goro tipi gölgeleme) deniyorHer noktayı tek tek hesaplayarak, gölgeleyip ışıklıyor..




örn.Oyunlarda feneri tuttuğumuz açı ve noktaya göre tuttuğumuz nesne ona göre aydınlanacak ve yarı aydınlık kısmı gölgelenecek. Buna da Per Pixel Lightning (Nokta Başı Işıklandırma) denir. Bu tip ışıklandırmanın üç tipi yeni:

o Per Pixel Bump Mapping (Nokta başı kabartı dokulama)
o Per Pixel Specular Lightning (Nokta başı akis aydınlatma)
o Per Pixel Diffuse Lightning (Nokta başı yayılma ışıklandırması)

FSAA (Full Scene Anti Aliasing)

Çapraz kenarlar tırtık tırtık görünür.İşte bu balıksırtı dediğmiz olayını ortadan kaldırıyor.

TEXTURE COMPRESSION (DOKU SIKIŞTIRMA)

Bu özellik, çok yoğun doku yüklü uygulamalarda, dokuları bir nevi zip’le sıkıştırılmış gibi alıp çözebilmeye yarıyor.


J. MÖNİTÖRLER


Bilgisayarda PC ve görüntü kartı tarafından işlenen görüntülerin kullanıcıya aktaran OUTPUT cihazıdır.

CRT adı verilen bir ekran bulunur, ve de monitörün en önemli parçası da budur.Bu cam ekran üzerinde (içinde) "dot" adı verilen milyonlarca fosfor noktacığı vardır. bir resim oluşturabilmek için bu elektron tabancaları, ekranın üstünden başlayarak soldan sağa olacak şekilde çok hızlı biçimde tüm satırlarda bir tarama gerçekleştirirler. Bu elektron fırlatıp fosforları parlatma işlemileri kontrol eden de ekran kartından gelen sinyallerdir. Her elektron çekirdeği için farklı bir şey yaptırılır, örneğin ekran kartı monitöre, "1’inci satır 3’üncü nokta kırmızı, 40’ıncı satır 23’üncü nokta mavi v.s v.s" gibisinden komutlar yollar, elektron tabancaları da bunu gerçekleştirir. Doğal olarak bu işlem çok hızlı olur (saniyenin çok kısa bir dilimi içerisinde tüm ekran yenilenebilir) Ayrıca elektron darbesi yiyen fosforlar çok kısa bir süre için parlarlar, yani tekrar darbe almaları gerekmektedir. İşte bu yüzden ekran yenilemesi sürekli olarak yapılır. İşte buna "refresh" ya da tazeleme diyoruz.

İzlenebilir alan : mönitörler izlenbilir alan 17", 19" ve 21" gibidir. Buradaki sayılar monitör ekranının bir köşeden diğerine diyagonal uzunluğunur.

NOKTA ARALIĞI (DOT PITCH) : , pikseli oluşturan kırmızı, yeşil ve mavi noktaların birbirine olan mesafesi kast edilmektedir. Bu mesafe küçüldükçe elde edilen resmin kalitesi de daha keskin ve detaylı olabilmesi sebebiyle artar.

1. RESİM KALİTESİ

Keskinlik / Netlik: En önemli görüntü kalitesi unsuru resimlerin ne kadar keskin gösterilebildiğidir. Düşük sınıf monitörler genelde sadece ekranın ortalarına yakın kesimlerde ve düşük çözünürlüklerde keskin resim sunabilirler. İyi monitörler ise ekranın başta köşeler olmak üzere her noktasında net görüntü verirler.



Parlaklık: Özellikle çok ucuz monitörlerde dikkat edicek olunursa parlaklık ayarının çok geniş bir spectrumda çalışmadığını göreceksiniz. Bu durum özellikle aydınlık ortamlarda çalışırken uygun resmi yakalayamamanıza neden olabilir.

Bombe olayı: Ekrandaki dot satırları ve sütunları olması gerektiği gibi yerleştirilmeli, yani tam dikey ve yatay. Özellikle köşelerde fazla eğrilik olması bombe olayını doğurur. Gerçi bazı monitörler bunu düzeltmek için "pincushion" ayarı sunuyorlar

Parlama: Monitörler ekran camındaki ışık yansımalarından kaynaklanan parlaklıkları önlemek için çeşitli teknikler kullanırlar. Tepedeki floresan ışıktan kaynaklanan parlama çok rahatlıkla gözünüzü kısa süre içerisinde bozabilir. Trinitron tipi düz ekranlar bu yansımanın en az görüldüğü monitörlerdir.

Renk Doğruluğu: Monitörde renkler doğru yansıtılıyor olmalı. Yani kırmızı, kırmızı gibi olmalı.

LCD: Liquid Crystal Display’in kısası. Taşınabilir sistemlerdeki ekranların tamamı LCD tabanlıdır. LCD monitörlerde ya da notebook ekranlarında 3 katman bulunur. En altta yansıtıcı bir materyal ortada sıvı kristal bir solüsyon ve en üstte de yine yansıtıcı bir materyal bulunur. Bu ortadaki sıvının arasında dolaşan akım kristallerin aralarından ışık geçemeyecek şekilde sıralanmasını sağlar. Bu yüzden her kristal bir nevi diyafram mantığı ile ışığı geçirecek ya da tutacak bir mekanizma görevi görür.

TFT: Thin Film Transistor’ın kısaltılmışı. Bu teknolojide ekrandaki her piksel bir ila dört adet transistör aracılığı ile yönlendirilir. Bugünün standartlarında düz panel ekranlarda en iyi çözünürlük TFT ile elde ediliyor. Oldukça pahalı bir teknoloji, çoğu yerde Active Matrix olarak da adlandırılıyor.

Passive Matrix: Bu tür ekranlarda yatay ve dikey kablolama kullanılıyor. Bu yatay ve dikey kabloların her kesiştiği yerde tek bir piksel bulunuyor ve ışığın geçmesine ya da kalmasına karar veriyor. Daha ucuz olmasına karşın ancak kısıtlı bir kalite elde edilebiliyor. 90’ların ortalarından itibaren nadir kullanılmaya başlanan Passive Matrix tipi ekranlar son zamanlarda DSTN, CSTN ve HPA teknolojileri ile tekrar geri dönmeye hazırlanıyorlar.



HPA: High Performance Adressing’in kısaltılmışı ve bir Passive Matrix teknolojisi. kesişim noktalarındaki piksellerin daha hızlı yanıt vermelerini ve geniş spektrumlu kontrastı sağlıyor. Her ne kadar Active Matrix’de olduğu kadar net ve hızlı görüntü vermese de çok çok daha ucuza mal olmaları sebebiyle şu sıralar yurtdışında kimi örneklerine rastlıyoruz.

Ekran Koruyucularıda Fosfor Yanıklarını engeller.


K. SES KARTLARI


PC den sesleri işleyen kartlardır.

Çeşitli ses teknolojileri vardır.


Geliştirilmiş stereo :

Surround : PC’lerde kullanılan üç temel "surround sound" formatı var: Dolby Surround, Dolby Digital (AC-3) ve DTS. Dolby Surround en eskisi ve dört kanal sesi içeriyor. Dolby Digital ve DTS ise altı kanal ses kullanabiliyor. Dolby Surround ses kayıtları yapılırken dört kanallı (sol, merkez, sağ ve "surround") ses bilgisi iki kanallı stereo sinyaline idirgenerek şifrelenir. Merkez kanal bilgileri sol ve sağ kanallara eşit ölçüde dağıtılır; surround sound ise birbirine göre 180 derecelik bir faz farkıyla iki parçaya bölünür; parçalardan biri stereo sinyalinin sol kanalına, diğeri sağ kanalına eklenir.

Directsound3d : DS3D, oyunların doğrudan PC donanımını adreslemesini sağlayan DirectX API’sinin bir bileşenidir. Oyun geliştiricileri ilave kodları belirli bir yönteme göre yazarak DS3D’yi genişletip bu ilave kodların belirli ses kartları tarafından kullanılabilmesini sağlayabilirler. Oyun programcıları DS3D’yi kullanarak oyunlarındaki ses kaynaklarının ve kullanıcının konumlarını x, y ve z koordinatlarında belirlerler. Kullanıcının oyunda ne yöne baktığı, ses kaynaklarının hızları, sesin yayılma yöntemi (küresel veya konik olarak) gibi faktörler de programcılar tarafından tanımlanır. DirectX 7.0 sürümü ile birlikte donanımdan ses yönetimi özelliği gelmiştir

EAX : Creative SB Live! ses kartları ile ilk kez duyduğumuz EAX (Environmental Audio Extensions) önceleri DS3D’ye reverb efektleri veren basit bir teknolojiydi. Reverb (kabaca yankı efektleri diyebiliriz), ortamları birbirinden ayırmamızı sağlar. ses kaynağı bir duvarın veya nesnenin arkasından geçerken sesin gerçekte olduğu gibi o esnada daha boğuk çıkması sağlandı. Bu sürümde reverb efektleri de geliştirildi ve yansımalar gerçeğe daha yakın oldu.
Alıntı ile Cevapla

  #5  
Alt 15 Ekim 2012, 23:35
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

1. Modem Standartları

Simplex :Tek yönlü iletişim sunar.
Half-Duplex :data gönderilir, karşı taraftan data alındıktan sonra alan gönderici konuma geçer ve digger taraf alıcı olur.
Full-Duplex :aynı anda iki yönlü iletişime izin verirç
Multiplex :aynı anda bir link üzerinden birden fazla iletişime izin verir.
Iletişim standartları

V.32 :4800 ve 9600 bps full-duplex standartıdır.
V.32bis :V.32 gelişmiş halidir. 7200, 12000, 14400 bps destekler
V.43 :2400-33600 bps arsı bağlantıları destekler.
V.42 : error correction (hata düzeltme) özelliği
V.42bis :4 kata kadar sıkıştırma özellikleri
V.90 :56K standartı
M. YAZICILAR
TEKNOLOJİLERİNE GÖRE YAZICI TÜRLERİ
· Nokta Vuruşlu Yazıcı: (Dot Matrix)Genel olarak muhasebe departmanlarının ya da bol veri dökümü alan kullanıcı kitlesinin tercihidir. İğne sayısı ve kolon genişliği olmak üzere 2 temel kriteri vardır, 9 pin 80 kolon, ya da 24 pin 136 kolon gibi.
· Mürekkep Püskürtmeli Yazıcı:bu yazıcılar kağıt üzerine şekil çıkartabilmek için mürekkep püskürtürler. Nokta vuruşlulardaki gibi şeritleri bulunmaz, bunun yerine uygun yerlerinde püskürtme sağlayacak delikleri olan mürekkep tankları vardır.
· Lazer Yazıcılar:Bu yazıcılar kağıt üzerinde şekil oluşturabilmek için lazer teknolojisi kullanırlar. Toner, kağıda bir tür ısıtma tekniği ile birlikte uygulanır. Bu yazıcılarda hız yüksektir, metin kalitesi çok çok iyidir.
N. SCSI
SCSI :SCSI, Small Computer System Interface’in (Küçük Bilgisayar Sistem Arabirimi) kısaltmasıdır .PC’ler, Apple bilgisayarlar, Unix sistemler tarafından çevre birimlerini sisteme bağlamak için kullanılan bir paralel arabirim standardıdır. PC’lerde ise ayrı bir SCSI denetleyici kart (SCSI host adapter) veya anakart üzerinde bütünleşik SCSI denetleyiciler aracılığı ile SCSI cihazlar (sabit disk, CD-ROM sürücü, CD yazıcı, tarayıcı, yazıcı, yedekleme üniteleri vb.) sisteme bağlanabilir. SCSI standart seri ve paralel portlardan çok daha hızlı (160 MB/sn’ye kadar) veri iletim hızlarına sahiptir. Ayrıca bir SCSI porta sabit diskinden tarayıcısına kadar çok çeşitli aygıtlar takılabilir; yani basit bir arabirim değil, gerçek bir I/O (giriş/çıkış) veriyoludur. SCSI arabirime bağlanacak cihazların da SCSI uyumlu olması gerekir
· SCSI’nin en önemli avantajlarından biri, denetleyebileceği aygıt sayısıdır.
· Bir SCSI denetçisi (aygıt olarak sayılan SCSI kart da sayılırsa), 8 aygıta kadar izin vermektedir. Ayrıca bağlanabilecek aygıtlar disk, CD-ROM, DVD-ROM, CD-RW sürücü ile sınırlı değildir.


· SCSI kartı bir IRQ işgal eder, ama bu karta bağlanan aygıtlar işgal etmez. Bu da genişleyebilirlik açısından olumlu bir özelliktir. İsterseniz, ikinci bir SCSI kart ile 7 ilave aygıt daha takılması mümkün olur. Daha da iyisi, "çift kanallı" (twin-channel) bir SCSI kart ile tek IRQ üzerinden 15 çevre birimi kullanmak mümkündür.
· SCSI, 7 aygıtın tek bir kablo üzerinde bağlanabilmesine izin veren paralel bir arabirimdir. Kablo ve SCSI kartı SCSI veriyolunu oluşturur; bu veriyolu PC’nin geri kalanından bağımsız çalışır. Bu veriyolu CPU döngülerini, dolayısıyla sistem veriyolunu işgal etmeden aygıtlar arasında veri alışverişine izin verir. Bu yüzden SCSI veriyolunun potansiyel hızı IDE gibi sistem veriyolunu kullanan arabirimlerden daha yüksektir.
· SCSI’nin bir diğer avantajı da, Ultra 2 standardıyla birlikte kablo uzunluklarının 12 m’ye kadar çıkmasıdır.
Alıntı ile Cevapla

  #6  
Alt 15 Ekim 2012, 23:35
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

O. KONFİGURASYON
IRQ VE DMA
· IRQ’lar bir cihazın CPU ya ulaşabildiği bir kesmedir. IRQ ‘lara sadece bir aygıt tarafından kullanılır.

· DMA : aygıtlarin direk olarak RAM ulaşmasını sağlar (CPU ya uğramaz). Bir DMA kanalı sadece bir aygıta atanır. Günümüzde 2 DMA konrolcüsü ve 8 tane DMA kanalı vardır.

· Genel olarak bilinmesi gereken iletişim portlarının adresleri.(I/O adresleri)




V. WİNDOWS İŞLETİM SİSTEMLERİ

A. MİCROSOFT WİNDOWS 3.1
Windows*, Microsoft® firmasının kişisel bilgisayarlar için geliştirmiş olduğu bir işletim sistemidir. Windows işletim sisteminin ilk sürümü 1985 yılında çıkarılmakla birlikte, dünyada kabul görmesi 1992 yılında çıkarılan Windows 3.1 ile olmuştur.
Windows işletim sisteminin en önemli yeniliklerinden birisi grafik bir kullanıcı arabirimi olmasıdır. Grafik Kullanıcı Arabirimi (Graphical User Interface), bilgisayar (yazılım) ile insan (kullanıcı) arasında iletişimi sağlayan bir arabirimdir. Grafik Kullanıcı Arabirimi sayesinde, bilgisayarın ve yazılımların kullanımı daha basit (sezgisel ve görsel) biçime girerek herkesin kolayca kullanabilmesi sağlanmıştır.

1. DONANIM GEREKSİNİMİ
Windows 3.1 işletim sistemi, DOS işletim sisteminin daha önce kurulu olduğu bir sisteme gerek duyar. Bu nedenle Windows 3.1 ve MS-DOS 6.0 (6.2 ya da 6.21) ile birlikte kullanılabilir.
Windows 80286, 80386, 80486 ve üzerindeki mikroişlemcilerde çalışır. Kullanıcının iyi sonuç alabilmesi için en az 386 bir sistem ve 4 MB (hatta 8 MB) ana bellek (RAM) gerekir. Bunun dışında bazı uygulamaların daha hızlı çalışması için 10-12 MB ana belleğe gereksinim duyulur.

Windows 40 MB bir sabit diske de kurulabilir. Ancak, rahat bir kullanım için 100 MB ya da daha fazla sabit disk önerilir. Örneğin: 170 MB ya da 250 MB hiç de

fazla sayılmaz. Çünkü Windows uygulamaları, Word, Excel, Access vb. programlar ve verileri oldukça fazla yer kaplarlar.
2. MODLAR (KİPLER)
Windows’un iki tip çalışma kipi (modu) vardır. Standard ve Geliştirilmiş 386 (Enhanced 386). Bu çalışma biçimleri donanıma bağlıdır. Yeterli donanıma sahip olan bir kullanıcı da istediği biçimde çalışabilir.
1MB ile 2 MB ana belleği olan bir bilgisayarda Windows standart kipte çalışabilir. Windows’un geliştirilmiş kipte çalışabilmesi için en az 2 MB ana belleğe gereksinim duyar.
Standart kipte çalışmanın bazı kısıtlamaları vardır: DOS uygulamaları için DOS penceresi yaratılamaz. Yine birden çok DOS uygulaması aynı anda çalıştırılamaz. Bununla beraber ana bellek yetersiz kaldığında sabit diskin bir kısmının sanal bellek olarak (virtual memory) kullanımı standart kipte desteklenmez.
Gelişmiş kipte birden çok DOS uygulaması aynı anda ve pencere içinde çalıştırılabilir. DOS ve Windows uygulamaları arasında veri kopyalamaya izin verir. DOS ’u üst belleğe taşınır. Sabit diskin bir kısmını sanal bellek (virtual memory) olarak kullanarak kullanıcının çok sayıda uygulama ve büyük veri dosyaları ile çalışmasını sağlar.

B. MİCROSOFT WİNDOWS 95
Windows 95®, Microsoft® firması tarafından 24 Ağustos 1995 tarihinde (tüm dünyada) piyasaya sürülmüş bir işletim sistemidir.
Windows 95 işletim sistemi Intel 80386 ve üzeri mikroişlemciye sahip olan milyonlarca kişisel bilgisayar (PC) sahibi kullanıcısına hitap ediyor. Windows 95, MS-DOS, Windows 3.1 ve Windows for Workgroups 3.11 işletim sistemlerini kullanan kullanıcılarının işletim sistemlerini daha gelişmişi ile yer değiştirmeyi amaçlıyor.
Tek bir PC üzerinde Windows 3.1 ve MS-DOS kullanıcılarına hitap eden Windows 95, Microsoft Ağı olarak tanımlanan Windows for Workgroups, Microsoft NT ağına ve Novell Netware ağı içinde yer alan bir PC’lere kolayca yüklenebilmektedir.
1. TEMEL ÖZELLİKLERİ
Windows 95’in 32-bitlik mimarisi, Windows 95’in masaüstünde kullanıcıya sürat ve kolaylık sağlar. Windows 95 birden çok uygulamayı aynı anda çalıştıracak sağlam ve korumalı (protected) bir ortamı sağlar.
Windows 95 temel sistem mimarisinin özellikleri:
-32-bit veri işler.
-Korumalı kipte çalışır (protected mode).

-Öncelikli bir çok-görevlilik (pre-emptive multitasking) sağlar.
-Plug and Play (Tak-Kullan) teknolojisi standardı sağlar.
Windows 95 işletim sistemi, 32-bit’lik bir mimariye sahip yepyeni bir işletim sistemidir. Günümüz koşullarında 386 ve üzeri bir işlemcinin ve ana belleğin verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar.
32-bit mimarinin sağladıklarının başında sistem tepkisinin artması ve arka alandaki işlemlerin pürüzsüz biçimde yapılması gelir. 32-bit olarak değişen dosyalama sistemi (file system), VFAT ve CDFS ile uzun dosya adlarına olanak tanıyan ve ilerideki gelişmelere açık bir yapıyı sunar.
32-bit aygıt sürücüleri (device driver), gelişmiş bir performans ve bellek kullanımı sağlar.
İşletim sisteminin birden çok uygulamayı (programı) aynı anda çalıştırması, çok görevlilik olarak adlandırılır. Windows 3.1, birçok uygulamayı aynı anda çalıştırarak birlikte bir çok görevliliğe (cooperative multitasking) olanak tanır.
Windows 95, pre-emtive multitasking olarak adlandırılan öncelikli çok-görevliliğe sahiptir.
Windows 95’in en önemli üstünlüklerinden birisi 32-bitlik sanal aygıt sürücüleridir. Windows 95, donanım birimlerini kontrol etmek için 32-bitlik korumalı kipte (protected-mode) çalışan sürücüler kullanır. Sanal sürücüler birden çok uygulama tarafından aynı anda kullanılabilirler. Sanal aygıt sürücüleri VxD olarak gösterilirler.
2. PLUG AND PLAY
Plug and Play (Tak-Kullan) teknolojisi, kullanıcıların donanım birimlerini kolayca eklemesini ve çıkarmasını, diğer bir deyişle esnek bir donanım kullanımını sağlar.
Microsoft, Compaq, Intel ve diğer firmalar birlikte hareket ederek bu teknolojiyi geliştirdiler.
C. DİĞER İŞLETİM SİSTEMLERİ VE WİNDOWS 98/ME
Windows 98, Microsoft işletim sistemi ailesi içinde belli bir sınıfa sahiptir. Windows 98, masaüstü ve kişisel anlamda kullanılan Windows 95 ve Windows 3.x işletim sistemlerinin yerine gelmiş bir işletim sistemidir. Kurumsal alanda kullanılan Windows NT. 5.0 ile de belli ortak özelliklere sahiptir.
Alıntı ile Cevapla

  #7  
Alt 15 Ekim 2012, 23:36
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

1. WİNDOWS 2000 VE WİNDOWS ME
Windows NT 5.0, Windows 98’in süperseti olarak açıklanmıştır. Windows NT 5.0 ile Windows 98 arabirim olarak, yeni teknolojilerin kullanımı olarak çok şeyi

paylaşmışlardır. Bunun yanı sıra pazar olarak farklı hedefleri olan iki ayrı üründür. Bu ayrım daha önceki sürümlerde olduğu gibi sürmektedir:
Ortak özellikler:
-Win32 Driver Model (WDM)
-Plug and Play
-Güç Yönetimi
-Direct X 7/8.0
Win32 Driver Model (WDM), Windows 98’in yeni sürücü modelidir. WDM Windows 98 ve Windows NT için aynıdır. WDM ile yeni aygıtlar; USB, HID, IEEE 1394, Digital Audio, DVD player, still image, ve video capture gibi sistemler desteklenir.
Tablo : Karşılaştırma

Özellik Windows 2000 Prof. Windows Me
İdeal ana bellek 64-128 MB 32 MB
Gerekli minimum disk 1 GB MB 350 MB
İşlemci (minimum) Pentium ya da üzeri
ya da Digital Alpha Pentium ya da üzeri
Simetrik çoklu işlem Evet Hayır
Win32 Öncelikli çok işlem Evet Evet
Win16 Öncelikli çok işlem Evet Hayır
MS-DOS desteği İyi İyi
Dosya sistemi NTFS, FAT, FAT32 FAT, FAT32
Dosya şifreleme Evet Hayır

Kimlik denetimi (yeni) Evet Hayır
Multimedya İyi Çok İyi

2. WİNDOWS 95/98 VE WİNDOWS ME
Windows 95, 1995 yılında çıkan ve özellikle Windows 3.x işletim sistemlerinin yerine geçmeyi amaçlayan bir işletim sistemidir. Yeni bir kullanıcı arabirimi, uygulamaların çalışmasında güvenlik, sistem yönetiminde getirdiği kolaylıklarla Windows 95 çok yaygın olarak kullanılmış bir işletim sistemidir.
Windows 98, Windows 95 işletim sisteminin gelişmiş şeklidir. Windows 98 ile Windows 95 arasındaki ilk bakıştaki temel fark Web özelliğinin yerleşik olarak kazandırılmış olmasıdır.
Tablo: Windows 98’in Windows 95 ile karşılaştırılması
İşlev/Bölüm Windows 95 Windows 98
Masaüstü Statik Aktif
Elektronik posta Exchange Outlook Express
Web browser Yok Yerleşik
ISDN desteği Yok Yerleşik
FAT32 Yok Yerleşik
DVD desteği Yok Yerleşik
Help sistemi Klasik Web
Alıntı ile Cevapla

  #8  
Alt 15 Ekim 2012, 23:36
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

Network

Bu yazımızda Network ve Windows NT Server Version 4.0 üzerinde yoğunlaşacağız. 2000 ve XP’ye değinmeyeceğim çünkü asıl olan temeldir. Bu temeli yükseltmek ise her birimizin bireysel görevidir. Önünüzde bulunan bu döküman içerisinden Network konusunda detaylı, Windows NT Server için başlangıç aşamasında gerekli ön bilgileri bulacaksınız. Windows NT konusunda daha geniş bilgiler bulabileceğiniz kitaplar dökümanın sonunda ayrıca tavsiye edilmiştir. Özellikle başlangıç için bu dökümanı okuyarak öğrenebileceğimize, bildiklerimizi pekiştirebileceğimize inanıyorum. Başarıya ulaşmanın temel iki şartı kendinize güvenmeniz ve başaracağınıza inanmanızdır.
Sorunne.net
İŞLETİM SİSTEMLERİNE GENEL BAKIŞ
OPERATİNG SYSTEM (İşletim Sistemi): Donanımı kontrol eden ve uygulama programlarının yazılabileceği tabanı oluşturan sistem programlarıdır.
İki Tür Etkileşim vardır:
a) Komut Satırı (DOS)
b) Grafiksel (Windows )
1985’lerde ağ işletim sistemleri hızla gelişmeye başlamıştır. Peer-to-peer ağlarda bilgisayarlar kaynak paylaşabilir. Server-centric ağlarda özel bir bilgisayar ağa hizmet etmek için kullanılır. 1989 yılında ağ işletim sistemleri satan firmaların özel protocol’ler yerine açık protokolleri destekleme kararı alması sektörün hızlı bir büyüme trendine girmesine yolaçmıştır. Buna göre firmalar farklı işletim sistemleri arasında çok kolay geçişler yapabilecekti. Nitekim sonuç beklenildiği gibi oldu. Firmalar (özellikle büyük ve orta ölçekli olanlar) birden fazla işletim sistemini kendi networklerinde aynı anda kullanmaya başladılar. Bunun doğal bir sonucu olarak sistem yazılım firmaları arasında büyük rekabet ortamı oluştu. Kurstaki amacımız öncelikle Microsoft firmasının işletim sistemi olan Windows NT’yi çok iyi kavramak daha sonra enterprise diye tanımladığımız networklerde NT’nin neler başarabildiğini görmektir. Asıl konuya geçmeden önce işlemciler ve işletim sistemleri hakkında genel bilgileri hatırlayalım.
İŞLEMCİLER
CISC İşlemciler: Intel x86 tabanlı işlemcilerdir. Çok sayıda ve uzun makina kodu içerirler.
RISC İşlemciler: 80 li yıllarda geliştirilen işlemcilerdir. Makina komutları az sayıda ve kısa komutlardır. Bu nedenle daha iyi performans sağlamaktadırlar.
RISC işlemciler CISC’lere göre çok daha hızlıdır. Ancak piyasaya daha sonra girdiği için eski işletim sistemlerin ile çalıştırıldığında performans kalitesi düşmektedir. İşlemciler NT’de çok büyük önem taşır. NT aslında intel işlemciler için yazılmış bir işletim sistemidir. Ancak RISC işlemcilerde de çalışabilmektedir. Ama bu işlemcilerde NT’yi verimli olarak kullanmak için dikkat etmek gerekiyor. Kısacası CISC ve RISC işlemciler arasında kurulumlarda da olmak üzere bir çok farklılıklar bulunmaktadır.
İŞLETİM SİSTEMLERİ
İşletim sistemlerine genel bir bakış yapalım. Onları incelerken dikkat ettiğimiz bir kaç kriter var, lütfen sizde o kriterlerin neler olduğunu bulmaya çalışın.
DOS: 16-bit çalışır. Tüm x 86 tabanlı PC lerde kullanılır. Komut satırı etkileşimi kullanır. Bellek ve sabit diskte az yer kaplar, kurulumu ve kullanımı çok kolaydır. Düşük konfigurasyonlu PC lerde çalışabilmektedir.
WINDOWS 3.1: 16-bit yapıda olup, DOS la beraber çalıştığı için tam bir işletim sistemi sayılmamıştır. Ama ilk olarak grafik arabirimi, multimedya ve çok görevlilik desteği vermesi kullanıcılara büyük avantajlar sağlamış buna bağlı olarak PC kullanımını önemli ölçüde arttırmıştır. Eğer Windows 3.1 çıkmasaydı insanlar komut satırlarına mahkum olduğu için PC’ler eminim günümüzdeki kadar yaygın kullanıma sahip olamayacaktı.
WINDOWS 95/98: Windows 3.1 den sonra yepyeni bir kullanıcı ara yüzüyle geldi ve tam bir işletim sistemiydi. Dünyada 150 milyondan fazla satıldı. 32- bit mimari, gerçek çok görevlilik, plug and play, DOS’tan bağımsızlık önemli avantajlarından bir kaç tanesidir. Bill Gates 95 için şöyle demiştir: “Windows everywhere”. Ve gerçekten de bugün söylediği gibi oldu öyle değil mi.
WINDOWS NT :Bu kısmı dikkatli okuyalım!!
1980’lerde IBM ve Microsoft, OS/2 işletim sistemini ortak bir çalışma ile yürütüyorlardı. Sonra Microsoft ayrıldı. 1988’de David N.Cutler yönetiminde NT çalışmalarına başlandı. 93’te ilk defa piyasa ile tanıştı. NT nin kısaca gelişimi şöyle olmuştur.

WINNT 3.1 1993 YAZ
WINNT 3.5 1994 YAZ
WINNT 3.51 1995 HAZİRAN
WINNT 4.0 1996 YAZ
Tarihsel bir süreçte NT uygulamalarının incelediğimizde NT 3.1 DOS ve Windows 3.1 in yanında ağ hizmet birimi olarak gelmiştir. Arabirimi Windows 3.1 ve 95 ile aynıdır. 32-bit mimari ile 4 GB adresleme, öncelikli çok görevlilik, kullanıcı düzeyinde güvenlik gibi özellikleri bulunmaktadır. Piyasada en çok uygulama ve SQL server olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında gelişen internet ortamlarında Proxy ve Exchange server gibi ek uygulamalarıda sık kullanılmaktadır. Kurulum olarak hemen hemen Windows 95 ile aynı zorluktadır. Bunun dışında Windows 95’te yer alan plug and play özelliğinin olmaması en büyük dezavantajlarından biridir.
Yine Bill Gates’in şu cümlesi ile insanların neden NT’yi tercih ettiğini kısaca özetleyebiliriz: “Niçin NT’ye ihtiyacınız olduğunu bilmiyorsanız muhtemelen NT’ye ihtiyacınız yoktur.”
Bu aşamada NT’nin piyasada çok popüler olmasının bir kaç nedenini kısaca sıralamamız faydalı olacaktır. Öncelikle kurulumu diğer ağ işletim sistemlerine göre çok daha kolaydır. Mükemmel bir güvenlik yapısının yanında windows tabanlı her türlü programı destekliyebilmektedir. Ayrıca windows işletim sistemi yüklü bilgisayarları network ortamında kolayca denetleyebilme özelliğine sahiptir. Bu özellikleri gözönüne alındığında windows tabanlı pc lerden oluşan ağlar için en uygun server NT dir.
Microsoft her yeni sürümünde NT nin rakiplerine göre eksik kalan yönlerini geliştirmiş ve buna bağlı olarak da sektördeki pazar payını %60 lara kadar çıkartmıştır. Windows NT 4.0 versiyonunda Netware firmasının Nowell işletim sistemi hedef seçilmiş ve istenilen amaca ulaşılmıştır. Nowell e olan talep ciddi oranda azalmış, pazardaki payını NT ye kaptırmıştır. Microsoft NT nin son sürümüyle (Windows 2000) de aynı stratejiyi Unix için uygulamaktadır.
NETWARE:
Novell Netware günümüzde 40.000 LAN üzerinden yaklaşık 4.000.0000 kişiye hizmet vermektedir.. 1991 yılına kadar küçük bir ağa ihtiyacı olan işletmeler için Entry Level System Netware ürünü yeterli oldu. Sonra masa üstü PC ler için Personal Netware ve Peer-to-peer ağlar için Netware Lite çıktı. Personal Netware tamamen DOS ve Windows 3.1 için çıkmıştı. Bu yeni sistem hem onlara uyumlu, hem de onların yerine geçebilecek bir işletim sistemiydi. Advanced Netware ise daha büyük ağlar için tasarlanmış bir üründü. Fakat bu ürün de ancak 1000 kullanıcıya kadar destek verebiliyordu.
Günümüzde ençok kullanılan sürümü Netware 4x dir. Sınırsız sayıda kullanıcı desteği vermektedir; ancak NT ve OS/2 sağladığı sistem bozulmalarına karşı koruma ve öncelikli çok görevliliği desteklememektedir. Bunun yanında aygıt sürücülerinin otomatik olarak yüklenebilmesi Netware in en büyük avatajıdır.
NT nin Netware için devreye soktuğu geçiş servisleri:
1) NT 3.1 e NWLink= IPX/SPX uyumlu bir aktarma katmanı
2) NT 3.5 e Gateway for Netware ve Migration Tool for Netware .
3) NT 3.51 e File and Print Services for Netware
UNIX:

UNIX tarihinde Digital ve AT&T firmaları vardır. 1973’te UNIX AT&T’nin BELL Labaratuarlarında C programlama diliyle yazılmıştır. Ancak Federal Commission bilgisayar ürünü satmayı yasakladığı için AT&T de ürününü okul ve kamu kuruluşlarına ücretsiz dağıttı ve böylece ilk ağ işletim sistemi kullanılmaya başlandı. Zaten internet oluşumuda bu networklerin birleşmesiyle başlamıştır. UNIX bir mainframe’dir.
OS/2:
OS/2 ilk olarak IBM ve Microsoft’un ortaklaşa çalıştığı bir proje idi. Microsoft ayrılınca IBM projeyi kendisi devam ettirdi. 4 MB RAM 20 MB sabit disk üzerinde çalışabilen ilk OS/2 sürümü IBM tarafından 1985 yılında piyasaya sürüldü. OS/2 NT den çok daha önce piyasa ile tanışmasına rağmen uzun yıllar ciddi bir başarı sağlayamamıştır; ta ki 1994 e kadar. 1994 te pazara sürülen ve Merlin olarak da tanınan yeni versiyon OS/2 WARP ile müthiş bir çıkış yapmıştır.

OS/2 WARP ın Özellikleri
· Nesneye yönelik 32-bitlik işletim sistemi.
· Bonus pack lerle gelen yardımcı programlar.
· Dos un FAT ine karşılık HPFS
· Değişik platform desteği
· Internete erişim
· 20.000 kelimelik sözlük
· Uzak erişim

Bütün bu özellikleri taşıyan Merlin çok büyük bir atak yaptı ama piyasada yine problemler yaşadı. Bu problemlerin en büyüğüde kuruluım oldu.
NETWORK’E GİRİŞ
Günümüzde teknoloji çok büyük bir hızla ilerliyor. Özellikle PC donanım ve network cihazları 3-4 ayda yerini yeni bir teknolojiye bırakıyor. Başlangıç aşamasındaki arkadaşları bu gelişmelerdeki hız ürkütebilir. Çünkü biliyoruzki her çıkan teknolojiyi takip etmek ve öğrenmek zorundayız, aksi takdirde sektörde yaşama şansımızı kaybederiz. Öncelikle bilmemiz hatta başka bir deyişle ezberlememiz gereken bazı terimler vardır. İlerleyen aşamalarda konuyla ilgili yorum yapabilmek için bu terimleri inceleyelim.
Alıntı ile Cevapla

  #9  
Alt 15 Ekim 2012, 23:37
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

IRQ (Interrupt Requests)
IRQ ya sistemin PC’de kullandığımız cihazları tanımlama numaraları diyebiliriz. Sistem toplam 16 cihazı tanımlayabilir.
INTRANET:TCP/IP protokolünü network (LAN) üzerinde kullanan ve aynı zamanda bu network üzerinden internete erişebilen networklere intranet denir.
EXTRANET:Eğer network kendi kaynaklarını internete açıyorsa bu tür ağlara da extranet denir.
INTERNET: Interneti diğer networklerden (intranet ve extranet) ayıran özellik kontrol mekanizmasıdır. Interneti tüm dünyanın kullandığı bir ağ olarak tanımlayabiliriz. Bu tanımla ise akla şu soruyu getirir:bu büyük networkü kim yönetiyor? Internetin spesifik bir yöneticisi yoktur. Aslında internet kendi içinde yönetilen bir çok alt ağların birleşiminden oluşan global bir ağdır.
ENTERPRISE: İçinde birden fazla network işletim sistemi bulunduran ağlara enterprise denir.
LAN ( Local Area Network ) En hızlı network çeşididir. İçinde bir veya birkaç hub bulundurur. Fiziksel olarak diğer network lerle kıyaslandığında LAN a bağlı tüm PC ler birbirine yakın olmak zorundadır. Genelde 100 Base T UTP kablo kullanılır.
WAN ( Wide Area Network ) Hız olarak kıyaslandığında LAN’dan daha yavaş bir networktür. En az iki LAN’nın Router’larla birleşmesiyle oluşur.
MAN ( Metrapolian Area Network) Yapısal olarak WAN gibi hız olarak kullanılan gelişmiş teknoloji sayesinde LAN hızına erişebilen networklerdir. MAN oluşumunda iletişim için Fiber-Optik gibi network elemanları kullanılır.
Teknolojide meydana gelen gelişmeler farklı sınıflandırmalara yol açabilir ama günümüzde sınıfladırma hız ve mekan kriterlerine göre yapılmaktadır.
VERİ İŞLEME MODELLERİ
1) MERKEZİ İŞLEME:
Main frame olarak adlandırılan büyük bilgisayarlar verinin saklanması ve düzenlenmesi için kullanılır. Kullanıcılar terminal olarak adlandırılan yerel cihazlarla veri girerler. Terminaller kullanıcının veri girmesini sağlayan bir girdi arabirimi, ve çıktı arabiriminden oluşur.
2) DAĞITIK İŞLEME:
Dağıtık işleme modelinde; bilgisayar işlemlerinin bir mainframe toplanarak işlenmesi yerine, networkteki bilgisayarların eşit şekilde işlem yükünü paylaşmasıyla oluşur. Her PC diğerine dayanmaksızın görevlerin bir alt kümesinde çalışır. Merkezi işleme ile rekabet edebilmek için dağıtık işleme modelinde her bir dağıtık PC’nin sağladığı bilgi ve servisleri kullanabilmek için PC ağ işletimi kullanır.
3) BİRLİKTE İŞLEME:
Bu model günümüzde gittikçe yaygınlaşmaktadır. Database serverlar birlikte işlemenin güzel bir örneğidir. Birlikte işleme dağıtık işleme modeline göre çalışan PC lerin tam olarak işleme imkanlarını paylaştığı sinerjik bir türüdür. Ortaklaşa yapılan işlemin PC’ ler arasında veri parçacıklarının aktırılarak işlenmesi yerine, birlikte işleme modelinde, aynı zaman dilinminde iki yada daha çok PC’ nin aynı işleme görevi üzerinde çalışabilme kabiliyeti vardır.
AĞ SERVİSLERİ
Ağ servisleri ağdaki PC’lerin network alt yapısından talep edebileceği isteklere bağlı olarak geliştirilmiştir. Bu olanakları düzenleyen özel bir PC vardır. Buna server denir. Sadece bu olanaklardan faydalanan PC’lerede client denir.
· Server sadece servis sağlar
· Client sadece servis ister
· Peer her iki işi de bir arada yapar
Single Server Ağlar:
Keskin biçimde belirlenmiş rolleri yerine getirirler. Bir servis sağlayıcı (server) ve servis isteyen (client)’lardan meydana gelir. 10-50 kullanıcılı networklerdir. Network ve data paylaşım güvenliği çok kolaydır. Çünkü tüm ağ yönetimi tek bir PC tarafından yapılmaktadır. Genelde 10-50 kullanıcılı networklerde Distributed Component Object Model çalışma mantığı vardır. Yani client’lar kendi işlemlerini kendileri yaparlar, server’ı ise sadece print ve dosya depolama merkezi olarak kullanırlar. .
Peer-to-Peer Ağlar:
Tüm birimler servis istediğinde bulunma hakkına sahiptir. Yani networkteki herhnagi bir bilgisayar farklı zaman dilimlerinde hem client hem de server olabilir. Bütün birimler yönetim mekanizması yönünden birbirine benzer. Yönetim ve data paylaşımı merkezi değildir . Kullanıcıların PC bilgisinin iyi olması gerekir. Çünkü her bilgisayar sadece kullanıcısı tarafından yönetilebilir. Genelde IPX/SPX veya NetBEUI protokolleri kullanılmaktadır. 2-10 kullanıcılı netwrokler için tavsiye edilir.
Application Server & File and Print Server :
(Uygulama Server’ı) Client’lar sadece bir işlemin yapılması için server’dan istekde bulunurlar. Server işlemi yapar ve client’a işlemin sonucunu bildirir. Yazıcı ve dosya server’ı ise hiçbir işlem yapmaz sadece dosya ve printer’ların kullanıcılar tarafından erişimlerini düzenler.
Ağ Servisleri
Bilgisayar uygulamaları görevlerini yerine getirmek için veri, işlem ve giriş-çıkış kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Ağ servisleri özel uygulamaları kullanarak bu kaynakların ortak kullanılmasını sağlar. Ağ uygulamaları kullanıcı uygulama programları ile etkileşimde oldukları halde servislerini sağlayan uygulamaların çoğu tek bir network işletim sistemde çalışırlar. Bir işletim sistemi seçilirken hangi ağ servislerine gereksinim duyulduğuna özellikle dikkat edilmelidir.
· File services * Database services * Print Services * Application services Messaging services
OSI (Open System Interconnect)
PROTOKOL:
Donanım ve yazılımı ilgilendiren belirli kurallar serisidir. Ağ servislerini gerçekleştirmek ve PC’ler arasında dolaşan veriyi ağ ortamında belirli kurallar çerçevesinde taşımak için kullanılır. Her protokol OSI modelinde kendine bir yer bulmak zorundadır. Araştırmacılar bir protokol inşa ederken OSI’yi göz önüne almak zorundadır. Kısacası OSI yi kavramak bütün ağ protokolleri ve ağlar hakkında bir fikir sahibi olmayı sağlar. Firmalar kendi ürünlerini tanıtırken OSI yi referans vermektedirler
OSI modeliyle ağ protokolleri ve bunların çalışmasındaki ayırım karşılaştırılmaktadır. LAN-WAN kavramları network tasarlanırken çok iyi ayrılması gerekir, böylece ağda kullanılan protokol ve network cihazları belirlenmiş olur. Aynı zamanda ağda kullanılması gereken servislerde belirlenmiş olur. İşletim sistemleri üreticilerinin geliştirdikleri protokollerin bir kurala uyması ve diğer protokollere geçiş sağlanması için bir anlaşmaya vardılar. OSI protokol geliştirimcileri için bir tasarım standarttı olmuş; onları birbirleri ile haberleşeceği duruma gelmeleri için yol göstermiştir.
Alıntı ile Cevapla

  #10  
Alt 15 Ekim 2012, 23:38
 
Üyelik tarihi: 10 Ekim 2012
Mesajlar: 72
Konular : 39
Ticaret Sayısı: (0)
Ticaret Memnuniyeti: (0%)
Standart Cevap: Mcse Eğitim Notları

OSI LAYERS (Katmanları)
7 Application Layer
6 Presentation Layer
5 Session Layer
4 Transport Layer
3 Network Layer
2 Data-Link Layer
1 Physical Layer
OSI modeli 7 katmanda incelenir. Her katman için belirli sorumluluklar ve servisler tanımlanmıştır. Modele göre, gerçekleştirimdeki her bir katmana karşılık gelen diğer PC deki aynı düzeydeki katmanla anlaşabilir. Ancak mesajın taşınmasında alt ve üst katmanlarla mesaj alış-verişi yapar. Her katman komşu katmandan aldığı bilgi parçacığının başlık kısmına (header) kendi denetim bilgisini ekler. Diğer PC deki katmanlardan ancak gönderici katmanla aynı seviyede olan mesajı çözebilir. Gelen mesaj çözüldükten sonra başka bir katmana gönderilir.
Bilgi akış yönü ve bilginin parçalarak iletilişi.
PHYSICAL LAYER: (Fiziksel Katman)
Bağlantı Türleri:
Point-to-Point: İki birim arasındaki doğrudan bağlantıdır. Örneğin bir PC ye printer bağladığınızda Point-to-Point ağ olmuş olur.
Multipoint: En az 3 cihazın birbirine bağlanmış halidir. Çoklu bağlantı önceden mainframe lerle terminaller için kullanılıyor. Çoklu bağlantıda PC ler aynı bant genişliğini kullandığından toplam kapasite ortama bağlı tüm birimler tarafından paylaştırılır.
KABLOLAMA
Copper Wires:
Bakır kablolama çok ucuz ve kablolaması kolay olduğu için piyasada en çok kullanılan çeşittir. Kablo üzerinde düşük voltajda DC iletişim yapılır. Genelde ismini hep duyduğumuz UTP (Unshielded Twisted Pair) kablolama çeşiti kullanılır. UTP maximum kablolama uzunluğu 100 metredir. RJ45 Connector kablonun iki ucundada kullanılır. Çevre etkenlerine karşı çok duyarlıdır. UTP’den daha sağlam olan Shielded Twisted Pair de UTP gibi maximum 100 metre uzunluğunda kullanılabilir. Katagorilere ayrılır:
Coaxial Cable:
Bildiğimiz anten kablosuna benzer bir kablodur. Dizayn olarak aynıdır. İki çeşittir. Thinnet Coaxial (İnce), Thicknet Coaxial (Kalın).
Thinnet: .25 inches kalınlığında ve 185 metreye kadar kullanabileceğimiz, RG-58 ailesi olarak tanıdığımız kablo çeşididir. 50 ohm direnç kullanır.
Thicknet: .5 inches kalınlığında ve 500 metreye kadar kullanabileceğimiz bir kablo çeşididir. Thicnet kablo bağlantılarında transceiver (vampire tap) kullanılır.
Coaxial Types
Fiber Optic:
Gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Cam borunun içinden ışık sinyalleri geçirilerekten 100 Mbps-200.000 Mbps arasında bir hız sağlanır. 4 önemli avantajı vardır:
a) Işın göderdiği için manyetik alan yoktur. Kesinlikle bilgi transferinde karışma olmaz
b) Bir kablo üzerinden aynı anda birden çok ışın göderilebilir. ( telde bir akım vardır.)
c) Işığın bilgi taşıma kapasitesi elektriğinkinden çok dağa fazladır. Aynı zamanda WAN larda ışık hız etkisini göstermektedir.
d) Elektrik gibi ikiler halinde tel kullanılmaz. Aynı cam borudan hem gidiş hem geliş yapılabilir.
Dezavantajları:
a) Kurulumu çok zordur. Özellikle LAN larda.
b) Çok pahalıdır.
c) Tamir edilmesi zordur.
Radio Waves:
PC ler arası iletişimde RF de sinyelleri kullanılabiliyor. TV ve radyo kartını nasıl PC de kullanıyorsak iki PC arasında da RF sinyalleri kullanılmakta. Bazı bölgelerde kullanılması çok uygun olmakla beraber özellikle fiyat ve süreklilik göz önüne alındığında bağımsız bir WAN oluşturulmasında diğer network bağlantı çeşitlerine göre daha ekonomiktir.
Microwaves:
Çalışma mantığı olarak aynı RF sinyalleri gibidir. Ancak çok güçlü sinyallerdir. Ceb telefonlarında kullanılan sinyaller gibi. Uydu bağlantılarıyla dünyanın her bölgesiden haberleşme mümkün olmaktadır.
Infrared:
Çok kısa mesafeler için kullanılır. Bu nedenle sadcce LAN’larda kullanılabilir. Point-to-Point bağlantı sağlar. Günümüzde IMAC’lerin infrared özelliği bulunmaktadır. Hiçbir kablo veya hardware network bağlantılarına ihtiyaç duymaz. Apple Tallk protokolü ile çalışır. Standart network hızı 10 Mbps’dir.
Attenuation (Zayıflama): Network hatlarımızdan göndermeye çalıştığımız bilgilerin hat boyunca çevreden ve hattın uzunluğundan kaynaklanan sebeblerden dolayı zayıflamasını ifade eder.
Crosstalk : Sinyalin bir kablo çeşidinden diğerine geçmesini ifade eder.
Jitter: Göderilen sinyalde sabitsizlik oluşması; sinyallerin birbirine karışmasından meydana gelir.
SİNYAL TAŞINMASI
Baseband: Frekans üzerinde dijital sinyal taşıma olayıdır. Bidirectional (çift yönlü) bilgi transferi yapılır.
Broadband: Belirli bir frekans aralığında analog sinyal taşıma olayıdır. Unidirectional (tek yönlü) transfer yapılır. Sinyali güçlendirmek için amplifier kullanılır.
Ethernet Specifications
Type Cable Type Connection Type Max Length
100VG-AnyLAN
VG=Voice Grade IEEE teknolojide 802.12 standartıdır. 100Mbps Ethernet veya Token Ring LAN’larıdır. Network access metodu olarak CSMA/CD kullanılmaktadır.
LAN TOPOLOJİLERİ
İnsanlar network terimini ilk duyduğunda zihninde canlandırdığı şeyler, bir sürü kablo ve bunların bir yerlerde toplanmış uçları oluyor. İnsanlara karmaşık gelen bu dağınık yapıların hem fiziksel hem de mantıksal tanımı bulunmaktadır. Fiziksel olarak kablo çeşitlerinden daha önce bahsetmeye çalıştık. Topolojilerle de PC’ler arasındaki bağlantıların mantıksal yönünden söz edeceğiz. Yada başka bir anlamda PC’lerin network hatlarına nasıl eriştiğini inceleyeceğiz.
MESH COMMUNICATION:
PC ağları ilk oluşmaya başladığında kullanılan bağlama mantığı mesh network diye adlandırılır. Bu mantığa göre bütün PC ler birbirine birebir kablo ile bağlıdır. Mesh network te kablo sayısı şu förmülle bulunur. ((n*n)-n) / 2
SHARED COMMUNICATION:
1970 lerde LAN’lar geliştirildi ve artık ağlarda haberleşme paylaştırılmış cihazlar üzerinden yapılmaya başlandı. Önceleri bu cihazlar çok basit şekilde repeater (tekrarlayıcı) görevi yapıyorlardı. Daha sonra topolojiler geliştirildi. Buna bağlı olaraktan paylaştırma görevi için yeni cihazlar kullanılmaya başlandı.
STAR TOPLOGY
Star topoloji bütün ağ birimlerinin tek bir noktada toplanması mantığıyla çalışır. Genelde hub kullanılır. Star topoloji kullanılan network’lerde hatlardan kaynaklanan problemleri çözmek çok kolaydır. Bir PC’den göderilen bilgi ilgili olsun veya olmasın, merkezdeki cihazdan tüm PC’lere göderilir.

RING TOPOLOGY
Ring topoloji kapalı bir döngüyü andırır ve bu döngü tamamen mantıksal bir döngüdür. Bir PC’den çıkan bir frame bütün PC’leri geçtikten sonra yine aynı PC’ye tekrar geri döner. Ve ring tamamlanır. Tüm PC’ler network’ü sürekli izler ve network hatlarıda kontrol altına alınmış olur.
BUS TOPOLOGY
Bus topolojide PC’leri biraraya getirmek için bir ana kablo kullanılır. Bütün PC’ler connector’lerle ana kabloya bağlanırlar. Hatta yani ana kabloya gönderilen bir bilgi bütün PC’lere ulaşır.
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesajlar
Facebook Belgeseli PrednizoN Facebook Satış 4 14 Aralık 2015 17:14
BizCN suayp35 AWBS 0 29 Kasım 2013 22:06
Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri asmn26 Seo Uzmanı 0 31 Temmuz 2013 14:33
2Pac - No More Pain - TÜRKÇE ÇEVİRİ erycetin Makale ve Çeviriler 0 03 Mart 2013 14:37
Backlink Paketleri ve SEO erycetin Web Seo ve Optimizasyon 0 27 Ocak 2013 15:41

Sosyal Medya Uyarı
Bu bir DH iştirakidir.!
Bir forum sitesi olan whm.gen.tr webmaster forum sitemizde, forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur, kullanıcı bazlı herhangi bir durumdan whm.gen.tr sitesi sorumlu değildir. Tüm hukuksal bildirimlerde bulunmak için info@whm.gen.tr adresi ile iletişime geçebilirsiniz bu çerçevede, whm.gen.tr yönetimi en geç 10 iş günü içerisinde dönüş yapacaktır.

RSS RSS 2.0 XML MAP HTML SiteMap